Radyohaber.net

Özdemir; ‘Bakliyatta Pilot Projeler Ana Politikalara Dönüşmeli’

Özdemir; ‘Bakliyatta Pilot Projeler Ana Politikalara Dönüşmeli’
60
28 Aralık 2020 - 11:40

Bundan 30 yıl önce ülkemizin 20 milyon dekar büyüklüğünde kuru baklagil ekili alanı ve bu alandan elde edilen 2.1 milyon ton düzeyinde üretim hacmi bulunuyordu.

Ancak, 1994 yılında sona eren Nadas Alanlarının Daraltılması Projesi ve aynı yıldan itibaren TMO’nun yemeklik tane baklagilleri alım kapsamından çıkarması nedeniyle, başta mercimek ve nohut olmak üzere, kuru baklagiller çiftçilerimiz açısından cazip olmaktan çıktı. Sonuç olarak ülkemde bakliyat ekili alanlar 2014 yılında 7.4 milyon dekara ve üretim hacmi ise 1 milyon tona kadar geriledi.

Buna karşın devletimizin 2014 yılından itibaren bakliyata verdiği önemi artırması ve bu yönde uyguladığı politikalar neticesinde son altı yılda ekili alanlarda yüzde 21’lik ve üretimde ise yüzde 19’luk bir artış elde edildi. Ekili alan yüzölçümü 9 milyon dekara ulaştı.

2019 yılı itibariye ülkemizin bakliyat üretimi 1.2 milyon ton seviyesindedir. Bunun yüzde 51’lik bölümünü nohut, yüzde 25’lik kısmını kırmızı mercimek, yüzde 18’ini kuru fasulye ve kalan yüzde 6’sını diğer ürünler (yeşil mercimek, bakla, bezelye vb.) oluşturmaktadır.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan Bitkisel Üretim 2. Tahmini verilerine göre ise 2020 yılında ülkemizin bakliyat üretiminin 1.3 milyon ton olması öngörülmektedir.

Kırmızı Mercimek İhracatında Dünyada 3ncü, Nohutta 5nciyiz

Diğer yandan, TÜİK istatistiklerine göre 2020 yılının ilk 10 aylık bölümünde ülkemiz 129 farklı ülkeye bakliyat ihracatı gerçekleştirmiştir. 442 bin ton düzeyinde gerçekleşen bu ihracattan elde edilen gelir ise 311 milyon dolardır. Ülkemizin bakliyat ihracatının yüzde 65’i kırmızı mercimek ve yüzde 27’si ise nohuttan oluşmaktadır.

Yüzde 14’lük pay ile Irak bakliyat ihracatında en önemli pazar olarak öne çıkmaktadır. Yüzde 13’lük pay ile Sudan, yüzde 7’lik pay ile Pakistan ve yüzde 5’lik pay ile Almanya diğer önemli bakliyat pazarlarımızdır. Bakliyat ihracatımızın yüzde 40’ı bu dört ülkeye gitmektedir.

Türkiye şu anda dünya kırmızı mercimek ihracatında 3’ncü ve nohut ihracatında ise 5’nci sırada yer almaktadır. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde mevcut pazarlardaki konumumuzu güçlendirirken, diğer pazarlarda daha fazla yer almak öncelikli hedefimizdir.

İthalatımızın Yüzde 82’si Kırmızı Mercimek

Ayrıca, TÜİK verilerine göre ülkemiz 2020 yılının Ocak-Ekim döneminde 518 bin ton hacminde ve 252 milyon dolar değerinde ithalat gerçekleştirmiştir.

Bu miktarın yüzde 83’lük bölümünü kırmızı mercimek oluşturmaktadır. Türkiye, kırmızı mercimeği başta Kanada olmak üzere (yüzde 78’i) Kazakistan ve Rusya gibi ülkelerden tedarik etmektedir.

Ülkemizin gerçekleştirdiği bakliyat ithalatının yüzde 9’luk bölümünü ise bezelye oluşturmaktadır. Türkiye, bezelyeyi ağırlık olarak (yüzde 53’ünü) Rusya’dan getirmektedir. Litvanya ve Ukrayna bezelye ithalatı gerçekleştirdiğimiz diğer önemli ülkelerdir.

Miktar olarak daha düşük hacimde kuru fasulyeyi (21 bin ton) Arjantin, Kanada, ABD ve Kırgızistan’dan, nohutu (17 bin ton) ise Meksika, Rusya ve Hindistan’dan almaktayız.

Pilot Uygulamalar Daha Geniş Ölçeğe Taşınmalı

Özellikle son altı yılda Devletimizin atmış olduğu adımlar ve sektörümüzün de sahiplenmesiyle 80’li yıllarda yaşadığımız altın çağı yeniden yakalama yolunda önemli mesafe kat ettiğimizi düşünüyorum. Bu bağlamda, Devletimiz tarafından başlatılan ve oldukça faydalı olan pilot projelerin artık ana politikalara dönüştürülmesi gerektiği kanısındayım.

Örneğin, 2018 yılında başlayan pilot uygulama ile Orta Anadolu Bölgesinde yer alan 9 ilde nadasa bırakılan yaklaşık 50 bin dekar alana nohut ekimi yapılmıştı. Ancak, ülkemizde şu an 34 milyon dekar nadas alanı bulunmaktadır. Dolayısıyla ‘Nadas Alanlarının Üretime Kazandırılması Projesi, daha fazla alanı kapsayacak şekilde ve şu an arz açığı bulunan kırmızı ve yeşil mercimek ile kuru fasulyeye öncelik verecek yapıda uygulanırsa bakliyat üretimine önemli katkı sağlayacağını düşünüyorum.

Benzer şekilde, ‘Bitkisel Üretimin Geliştirilmesi Programı’ ile içerisinde kuru fasulye ve kırmızı mercimeğin de yer aldığı yedi üründe tarımsal üretimin artırılması amacıyla belirlenen 21 ilde üreticilere sertifikalı tohumların yüzde 75’i hibe edildi.

Bu uygulamanın tüm yılı kapsayacak şekilde, miktar ve alan olarak daha geniş ölçeğe taşınması durumunda kuru fasulye ve kırmızı mercimek üretiminin ivme kazanacağı kanısındayım. Ayrıca, bu tür uygulamaların başarılı olabilmesi için, eksikliği hissedilen sertifikalı tohumların üretimine ilave destekler sağlanmasının elzem olduğuna inanıyorum.

Pilot uygulamalar daha geniş ölçeğe taşındığı taktirde takdirde, nohut örneğinde olduğu gibi, üretim hacmimizde yaşanacak artış ile orantılı olarak ilk etapta kendi kendine yeten ve takip eden aşamada bakliyat ihracatında yeniden rekabetçi olan bir ülke konumuna yeniden ulaşabileceğimiz kanısındayım. Böylece şu anda ihracat yapmak için ithalata bağımlı olan sektörümüz, kendi çiftçimizin ürettiği yerli bakliyat ürünlerini ihraç etme imkanı bulacak, ülkemiz ise hem üretim hem de ihracat yönüyle sektörün hâkimi ülkeler arasında yeniden yer alacaktır.

Ö. Abdullah Özdemir

Mersin Ticaret Borsası

Yönetim Kurulu Başkanı

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.