Radyohaber.net

Ne Kimse Senden İncinsin Ne Sen Kimseden İncin

Ne Kimse Senden İncinsin Ne Sen Kimseden İncin
304
30 Mart 2021 - 12:07

Ne Kimse Senden İncinsin Ne Sen Kimseden İncin

Cihân bâğında ey âkil budur makbûl-i ins ü cin Ne kimse senden incinsin ne sen kimseden incin der büyüklerimiz.Kalp kırmak dinimizin önemle üstünde durduğu bizlerinde ‘Yaradılanı severim, yaradan’dan ötürü’ ve Sahibi hürmetine kulu incitme gönül gibi sözlerle büyütüldüğümüz bir coğrafyada her ne kadar genlerimizle oynasalar’da maneviyatımız tersine hareket etmemize müsaade etmez ve bizim tekrar özümüze dönmemizde kısa sürer, Çünkü; “Allah, merhametli olanlara rahmetle muamele eder. Öyleyse, sizler yeryüzündekilere karşı merhametli olun ki, semâda bulunanlar da size rahmet etsinler.

(Saygısızlık edene yumuşak davranan, zulmedeni affeden, vermeyene veren, kendisini arayıp, sormayan ahbabını, akrabasını gözeten, Cennette yüksek derecelere kavuşur.) [Taberani]

“Size iyilik yapanlara karşı iyilik yapmak, fenalık yapanlara da fenalık yapmak meziyet değildir. Asıl meziyet, size fenalık yapanlara karşı aynı şekilde mukabelede bulunmayıp iyilik yapabilmektedir.” (Tirmizî)

(İnsanların en kötüsü, insanlara zarar veren, onları incitendir.) [İ.Ahlakı]

Gibi hadisi şerifler ve Rabbimizin rızası bizi bize yani özümüze döndürmeye yeter.
Biz istesek’te kalp kıramaz,kötülük yapamaz,incitemez,zarar veremeyiz.Neden mi:
Sevgili Peygamberimiz Müslümanı şöyle tarif eder: “Müslüman, elinden ve dilinden Müslümanların, başka insanların emin olduğu kimsedir.” (Müslim, İman, 64, 65.)

Hâsılı Sövene dilsiz gerek, dövene elsiz gerek, dervîş gönülsüz gerek… incitmeme ve incinmeme hususunda kalbî seviyemiz: “Seni öldürmeye gelen sende hayat bulsun.” düsturunu gerçekleştirebilecek bir kıvamda olmalıdır.

Cenâb-ı Hak, bu yüksek hâli, yani ince, zarif ve rakik bir gönle sahip olabilmeyi cümlemize nasip etsin. Âmîn.

Kalp Kırmama Hassasiyeti’

Neden Kalp:

Kalp bizim şu atan dört odacıktan müteşekkil aort damarının olduğu,toplar,atar damarının birleştiği bir pompa görevi gören organ dışında Allahu Tealanın misafirhanesidir.

Yüce Mevlamız yarattığı organlar içinde bir tek kalp hariç diğerlerini insanların emrine vermiştir.El,göz,agız,dil bütün organlar insanın emrindedir.  Allahu Teala insan vücudunda bir organ daha yaratıyor Kalp.

Burası Nazargah-i ilahidir,.Yani Allahu Teala insanın eline,gözüne ayağına,kulağına, bakmıyor; kalbine bakıyor. Nazargah-i ilahi;Allahu Tealanın nazar ettiği yerdir.

 

“Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, ancak kalplerinize ve amellerinize bakar.”
| Hz. Muhammed (s.a.s.)

Kalp Allahu Teala’nın komşusudur. Allahu tealaya kabin yakın olduğu kadar hiç bir şey yakın değildir.
Allâh Teâlâ Hazretlerine Şirk/ Küfür den sonra en büyük günah kalb kırmaktır. Çünki; Allâh Teâlâ ‘nın yaratmış olduğu en üstün mahlûk insan kalbidir.

Nitekim ;Allah Teâlâ’nın yeryüzündeki kullarından kapları vardır. Rabbinizin kapları salih kullarının kalpleridir.

“Müminin kalbi Allah’ın evidir.
Buyrulmak la insan kalbini’nin kıymeti /şerefi olduğunun izahında belkide bu iki hadisi şerif yeterlidir.
Mü’mini inciten Allah‘ı incitir¸ mü’mini razı eden Allah‘ı razı eder. Rıza makamına ulaşmış mü’minin ayak tozu¸ diğer insanların gözlerine sürme olur, O kadar değerlidir.

Son olarak “Ya kırdığın kalbi Allah seviyorsa? Bilemezsin. Bilseydin ödün kopardı, dokunamazdın.”
Dokunamazdın, dokunamazdın güzel insan.

Özüne dön ve kendini kırmamak üzere programla,cüzi iradeni bu yönde kullan.

Selam ve dua ile.

Kelimeleri kalp kırmak için değil, gönül inşa etmek için kullanan, yüreği güzel insanlara rast gelesiniz..

Köşe Yazarı/Mehmet Demir