Radyohaber.net

Mersinli doktorun cinayeti ile ilgili yeni gelişmeler

Mersinli doktorun cinayeti ile ilgili yeni gelişmeler
23 Aralık 2021 - 22:50

Dr.Ahmet Dikmen olayının idari sorumlularını kurtarma çabaları olduğunu belirten Av. Erşan Sarı, “Rahmetlinin kanı yerde kalmayacak. Bu işte sorumluluğu ve ihmali olan kim varsa adalet önünde hesap verecek. Gerekli suç duyurularını yaptım. Cumhuriyet savcılığı soruşturma başlattı ancak adı geçenler Devlet memuru olduğu için 4483 e göre Valilikten ön inceleme yapılarak izin istendi” dedi.

Mersin de hunharca ve planlanarak kasten görevi başında pompalı tüfekle vurularak öldürülerek şehit edilen Dr. Ahmet Dikmen olayında garip ve enteresan işler oluyor diyen Ailenin Avukatı Ceza hukuku uzmanı Erşan Sarı şunları söyledi:

“hak ve hukuk kavramında, bu sağcı bu solcu, şucu bucu olmaz. Hak, haktır. Ama aileye bu işin ardında siyasiler var, işi siyasete çekiyorlar diyenler, belli ki kasıtlı olarak olayı yönlendiriyorlar. Öldürülen doktor hangi sendikanın üyesi? O sendika neden sessiz?  Üyesi olan Maktulün hakkı ve hukukunu araması gerekmez mi? Ailenin yanında olması gerekmez mi? Neden ortada yoklar? Olayda adı geçen ihmali olanlar hakkında suç duyurusunda bulundum. Bunun üzerine Savcılık Valiliğe yazdı. Durumu öğrenince bende valiliğe aile adına başvurup ivedilikle talepte bulundum. Daha önce Sağlık müdürlüğü bir idari tahkikat yapıyordu. Kendi bünyelerinden bir daire başkanına yetki verilmiş. Oysa olayda ve bizim suç duyurumuzda adı geçenlerin hepsi sağlıkta üst düzey yönetici. Ananı kim öptü kadı, kime şikâyet edecen kadıya misali olmasın diye, Valiliği önceden uyardım. Bu hususta bakanlık müfettişi gelmesi gerek. Yok değil ise kurum dışından bir muhakkikin görevlendirilmesi gerekir. Duyumlarımız, siyasilerin makama getirdiği kişiler lekelenmesin diye yine siyasilerce baskı yapıldığı yönündedir. Yazık ve günahtır. Bunun bugün hesabını vermezler ise, yarın verirler. Bu olay kapanmaz. Ortada sabit gerçekler var. Şimdi idari şartlar sizin lehinize olabilir. Yarın şartlar değişir. Hak- hukuk- adaletten şaşmadan görevinizi yapınız. Ortada bir ölüm var. Bu ölümün adım  adım gelişini sorumsuzca izleyenler var. Gün gün tutulan onlarca tutanağı görmezden gelenler var. Basit bir yer değiştirme tedbirini yapmayanlar var. Her gün il müdürlüğüne gidip makam sahibi kişilerin omuzlarında ağlayanlar var. Peki, rahmetlinin ailesinin omzunda ağlayacak devleti nerede? Devlet, herkese eşit mesafede olması gereken, hak ve hukuku adil bir şekilde koruması gereken, müessesedir. O kutsal müesseseye gölge düşürmek kimsenin haddi değil. Olayın yakından takipçisiyim. Sağlık müdürlüğüne dilekçeyle başvurduk, yaptığınız tahkikata ne oldu diye, size bilgi vermek zorunda değiliz tavrına girdiler. Yani taraf olmuşlar. Siz, haklıdan yana mı, haksızdan yana mı taraf oldunuz, yoksa hak- hukuk- adaletin tecellisinde tarafsız gözlükle mi çalışıyorsunuz bunlar ortaya elbet bir gün çıkacak. Hiçbir şey gizli kalmayacak. Rahmetli doktorun kurumun yetkilileri ile defalarca görüştüğü HTS kayıtlarından çıktı. Bir insan 65- 100 kez görüşmeyi laf olsun diye mi yapar? Neden rahmetlinin görev yaptığı ilçedeki tüm görev yapanların bilgilerine başvurulmuyor? Bakın benim suç ihbarımda adı geçen birisi bir başka suçlamadan dolayı tutuklandı. Ama yaptığım suç duyurusu adeta kapatılmak istenircesine, idari soruşturmayı yapanlar büyük bir çaba içindeler. Kısacası Rahmetli Ahmet olayının şu anki durumu şöyle: Ahmet nerede? Öldü gitti… Öldüren nerede? Deli ayaklarına yatıyor… İhmali ve kastı olan sorumlular nerede? Siyasiler devrede kapatmaya çalışıyorlar.”

Mersin Medya Grup A.Ş.